ANALİZ
Dün öğleden sonradan itibaren Türkiye’de hiçbir şey eskisi gibi olamaz.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel inanılmaz şeyler anlattı.
Yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek’in mal varlığı ile ilgili beklenti bir anda hukuk sistemindeki müthiş iddialarla bambaşka bir boyut kazandı.
Özgür Özel’in açıklamalarını gazetemizin diğer sayfalarında göreceksiniz, bu nedenle burada tekrarlamak istemiyorum.
Ancak şunu söylemem gerek;
AKP iktidarı boyunca hep aynı sözü duyduk; “Yolumuz demokrasi yoludur, demokrasiden bir milim sapmayız, Türkiye bir hukuk devletidir, herkes hukuk önünde eşittir.”
Uygulama böyle olmasa da söylem hep bu oldu.
Şimdi sınav dönemi.
Özel ortaya inanılmaz iddialar attı.
Söyleyen kişi sıradan biri değil.
İlk seçimin muhtemel iktidar başkanı.
“Dedikodu, kanıtı yok, siyasi şov” türü savsaklamalara gelmez bu açıklamalar.
Başta Erdoğan olmak üzere iddiaları “muhalefetin hezeyanı” olarak değerlendirmek yerine Türkiye gerçekten bir hukuk devleti ise, ülkenin en büyük siyasi partisinin genel başkanının iddialarını anında incelenir ve çok hızlı biçimde ya cevaplar ya da sorumlulardan hesap sormaya başlanır.
Bunun başka yorumu yoktur.
KOMİK
Özel’i sadece iki TV gördü
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in dün çok önemli açıklamalar yapacağı bir gün öncesinden belliydi.
Basın toplantısına neredeyse tüm medya organları katıldı.
Ancak sıra Özel’in sözlerini yayınlamaya gelince sadece iki kanal Halk TV ve Sözcü TV canlı yayına geçti.
Bu medyadaki mesleki deformasyonun bir kanıtıdır.
Ne olursa olsun Türkiye’nin en büyük partisinin başkanı iktidara ve bakanlarına yönelik çok önemli bir açıklama yapıyorsa bu haberdir.
Ancak iki kanal dışında kalanların tamamı korkudan ve göbekten bağlı olmaktan bu haberi canlı yayında göremediler.
Onun da ötesinde yandaş gazete ve kanalların internet sitelerinde bile bu haber hemen yayına verilmedi.
Özel’in açıklamalarından sonra konuşmaya başlayan Erdoğan’ın sözleri ise bu internet sitelerinde neredeyse konuşmayla eş zamanlı olarak yayınlanmaya başlandı.
BUNU YAZMAK GEREK
Eski Türkiye’de olsaydı ne olurdu?
Özgür Özel basın toplantısında çok önemli bir saptamada bulundu.
Dedi ki “Eski rejim olsaydı, ben bunları basın toplantısında anlatmaz, gensoru önergesi verirdim. Gensoru görüşmelerinde bu iddialarımı ortaya koyardım, Akın Gürlek de anında savunmasını yapar sonra da oylamaya geçilirdi.”
Aynen böyleydi durum.
Eğer AKP’nin sayısı yeterli olsa gensoru reddedilir ve bakan kurtulurdu aksi takdirde bakan istifa etmek zorunda kalırdı.
Şimdi ise ne olacağını bilmiyoruz.
GÜNÜN SÖZÜ
İktidara, “3 Y’yi yok edeceğiz” diye gel…
Yoksulluğu dibine kadar yaşat…
Yolsuzlukta dünya rekoru kır…
Yasaklara da bir yenisini ekle…
Milletvekillerini bile mahkemelere sokma…
Kadere bak…
Ahmet ÜSTÜN
DİKKATİMİ ÇEKEN ŞEYLER
Yapay zekâ ve dezenformasyon
Daha önceki uluslararası krizlerde ve savaşlarda da “sahte” haber ve görüntülerle karşılaşmıştık.
Ama bu son savaşta bu işin de suyu çıtı.
Ortalıkta yüzlerce video dolaşıyor.
Kiminde İran’ın yerle bir olduğu, kiminde Tel Aviv’in yarısının harabeye döndüğü, kimisinde batırılan Amerikan gemileri ile en büyük uçak gemisi Lincoln’un nasıl saldırıya uğradığı gösteriliyor.
Ama bunların çoğu yapay zekâ ürünü.
Bunun dışında taraf olan olmayan ülkelerden de sürekli kanıtlanamayan haberler geliyor.
Netanyahu’nun öldüğü söyleniyor sonra halk arasında gezerken görünen bir videosu yayınlanıyor.
Ali Hamaney’in yerine geçen Mücteba Hamaney’in ölüp ölmediği de bilinmiyor.
Dün de İran’ın en güçlü ismi Laricani’nin öldürüldüğü açıklandı İsrail tarafından ama İran buna Laricani’nin yazdığı mesajla cevap verdi. Savaş bitene kadar kim bilir daha nice yapay zekâ algı yaratmaya yönelik dezenformasyonlar göreceğiz.
MERAK ETTİM
Tom Barrack’a ne oldu?
Amerika’nın Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack geldiği günden bu yana sözleri ve davranışlarıyla eleştiri oklarını üzerine çekiyor.
Aynı zamanda Trump’ın Ortadoğu temsilcisi de olan Barrack bir bakıyorsunuz Kürt sorunu ile ilgili tuhaf açıklamalar yapıyor, bir bakıyorsunuz Türkiye’nin Osmanlı gibi davranmasını istiyor.
Bir ara hemen her gün haber olan Barrack, İran operasyonunun başladığı 28 Şubat’tan bu yana ortaya hiç çıkmadı.
Üstelik sorumluluk alanı içindeki Lübnan ağır bombardıman altında tutulurken bile sesi soluğu çıkmadı.
Sahi ne oldu bu sorunlu büyükelçiye?

