ANALİZ
İran’dan ikinci füzenin de gelmesi işin rengini değiştiriyor.
Her ne kadar İran Cumhurbaşkanı “Bu füzelerle ilişkimiz yok” dese de böyle kaos ortamlarında kimin ne kadar doğru söylediğini saptamak çok zordur.
Türkiye olarak aksi söylense bile bu füzelerin İran’dan gelmiş olması ihtimaline karşı önlem almak zorundadır.
Nitekim bu nedenle Malatya Kürecik’e Patriot füzelerinin yerleştirildiği açıklandı dün.
Milli Savunma Bakanlığı açıklamasında füze sisteminin NATO ile ortaklaşa kurulduğu belirtildi.
Türkiye’ye Patriot üssü kurulması çok ilginç.
Çünkü yıllar önce yapılan hava savunma ihalesine giren Amerikan Patriot firması yerine Rus yapımı S-400’ler tercih edilmişti.
Şimdi geldiğimiz noktaya bakın.
4 milyar Dolara yakın para ödediğimiz S-400 hava savunma sisteminin nerede olduğunu bile bilmiyoruz ama NATO’nun katkısıyla hava savunma ihalesini kaybeden Patriot’lar ülkemizde konuşlandırıldı.
Bu bir anlamda dolaylı da olsa savaşa girmiş gibi görünmemize neden olacaktır.
CANIMI SIKAN ŞEYLER
Velev ki o sırada bomba düştü
Savaş başladığından bu yana neredeyse tüm haber kanallarının ekranlarında gördüğümüz “canlı kent görüntülerinden” sıkılmadınız mı?
Ben çok sıkıldım.
Ayrıca vicdani olarak da çok rahatsız edici.
Ekran 4’e 5’e bölünmüş, her karede ayrı bir kentin canlı görüntüsü var.
Neden?
Çünkü o sırada kente bir füze düşebilir, amaç olayı anında vermek.
Evinizde oturuyorsunuz, çekirdek yiyor, çay içiyor ya da heyecanla haberleri izliyorsunuz.
O sırada ekrandaki karelerin birinde patlama oluyor.
Çok mu mutlu olacağız, içimiz yağ mı bağlayacak.
Peki o füze patladığında ölen, kolu bacağı kopan, sakat kalacak insanlar ne olacak? Bir taraftan filmlerdeki kanlı sahneleri yasaklayarak üzerinin kapatılmasını isteyeceksin diğer taraftan canlı canlı insanların ölümünü adeta zorla izleteceksin.
Vicdanınızın da sesini dinleyin biraz.
GÜNÜN SÖZÜ
Trump deli mi?..
Trump diktatör mü?..
Trump şarlatan mı?..
Trump olsa olsa dünyayı yönetmek isteyen “KÜSTAH” olabilir…
Trump ne dedi:
“İran lideri benim onayladığım olacak!..”
Nerede yaşıyoruz?!.
Ahmet ÜSTÜN
BUNU YAZMAK GEREK
İmamoğlu tahliye edilir mi?
Silivri duruşmaları başladı, ikinci gün de hayli hareketli ve heyecanlı geçti.
CHP’deki beklenti nasıl Erdoğan zamanında aynı suçlamalara maruz kaldıysa ama tutuklanmadıysa, İmamoğlu ve arkadaşlarının tahliye edilmesi yönünde.
Ancak bu aşamadan sonra tahliye kararı bana çok zor gibi geliyor.
Nedenini iki başlıkta özetleyeyim.
BİRİNCİSİ: Tahliye kamuoyunda “beraat” gibi algılanıyor. İktidarın amacı İmamoğlu üzerinden CHP’yi kirletmek ve iktidar alternatif olmaktan çıkarmak. Bu kadar hapiste tuttuktan sonra İmamoğlu serbest kalırsa ne olur?
İKİNCİSİ: İmamoğlu tutuksuz yargılanırsa her duruşmaya gidişi mitingi andırır. İmamoğlu’nu evinden binlerce kişi uğurlar, mahkeme salonuna yüzlerce araçlık konvoylarla gidilir, mahkeme salonunda herkesle konuşabilir.
Saray bunu göze alabilir mi?
ÇOK GÜLDÜM
İran casuslarla dolup taşmış
Savaşın en çarpıcı gerçeklerinden biri İran’ın casuslarla kaynaması. Anlaşıldığı kadarıyla başta Amerika ve İsrail olmak bir çok ülkenin ajanı üzere İran’da cirit atıyor.
Yıldırım Tuna da bundan yola çıkarak bir casus fıkrası göndermiş.
Birlikte okuyalım;
CIA, İran’a yapılacak harekât için casus yetiştirmeye başlamış, bir gurup insanı aylarca eğitmişler ve aralarından ‘en iyi olanı’ gizlice sınırdan içeri sokmuşla.,
Saatlerce yürüdükten sonra acıkan Azer kod adlı ajan önüne ilk çıkan acem köyüne girmiş, insanlar köylerine gelen yabancıya son derece sıcak davranmışlar, Azer mükemmel bir şekilde aralarına karışmış, demli çaylar içilmiş, tavlalar oynanmış, akşamın ilerleyen saatlerinde köyün en yaşlısı
“Biliyor musun Azer, seni çok sevdik ama Amerikan casusu olman hoş mu be kardeşim?” demiş üzüntülü bir sesle..
Azer birden yere çökmüş, uzun bir süre sonra da “Ama ben yıllarca hazırlandım ve en iyilerle çalıştım. Nerde yanlış yaptım? Nasıl anladınız?” demiş başını öne eğerek. Köylüler gülmeye başlamışlar yaşlı köylü “Yahu iyi hoş da burası İran, sen simsiyahsın, nasıl anlamayalım ki” demiş.

