CANIMI SIKAN ŞEYLER
Yeni hadisemiz sanatçı Hadise üzerine.
Hadise bir Birleşmiş Milletler kuruluşu olan UNICEF için bir video tanıtım filmine katkıda bulunmuş.
Burada şöyle bir cümle geçiyor; “Bu ramazan dünyanın hiçbir yerinde aç bir çocuk kalmasın. Türkiye’den Gazze’ye, Sudan’dan Afrika’nın en uzak köylerine… Bağışınla çocuklara umut ol.”
Anında linç kampanyası açıldı.
Fitili saray danışmanlarından Oktay Saral ateşledi.
Saral, sosyal medya üzerinden şunu yazdı;
“Hadise’nin UNICEF için hazırladığı videoda Türkiye’yi Gazze ve Sudan ile aynı cümlede ‘yardıma muhtaç’ ülkeler arasında göstermesi kabul edilemez bir tutumdur. Türkiye, kriz bölgelerinin öznesi değil, oralara yardım götüren bir ülkedir. Kendi ülkesini, savaş ve açlıkla boğuşan coğrafyalarla aynı kategoriye koymak gerçeklikten kopuk ve ülke itibarını zedeleyen bir tutumdur.
Küresel duyarlılık adı altında yapılan bu söylem, iyi niyet değil ciddi bir basiretsizliktir.”
Sonrası bildiğiniz linç kampanyası.
Hadise’nin Türk vatandaşlığından çıkarılması bile istendi.
UNICEF dünya çocuklarına yardım kuruluşu.
Türkiye adının geçmesi Türk çocuklarını ilgilendiren bir durum değil.
Ülkemizde yüzbinlerce sığınmacı çocuk var ve bunların çoğu yoksulluk ve sefalet içinde. Kastedilen onlar aslında.
Ama yine de keşke “Türkiye’deki sığınmacı çocuklar” ifadesi kullanılmış olsaydı.
BUNU YAZMAK GEREK
Oralara gitmek laiklik değil
Son günlerin en tartışılan isimlerinden biri Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin.
Özellikle ramazan ayını bahane ederek ilk okullardan başlayarak bütün okullarda ramazan etkinlikleri başlattı.
Bu da doğal olarak tepki yarattı.
Yusuf Tekin geçen hafta bir grup aydının imzaladığı “Laikliğime dokunma” kampanyasını bu etkinliklere bağlamış.
Tekin laikliği savunmanın elbette suç olmadığını söyledikten sonra “Laikliği ben de savunuyorum ama onların yaptığı din düşmanlığı, Müslüman düşmanlığı, aynı kişiler benim cemevine gitmemi de eleştiriyorlar. Heybeliada Ruhban Okulu’na da ben gittim. Bir insanda biraz akıl olması lazım” demiş.
Bakan bey herhalde laikliği cemevine ya da papaz okuluna gitmek sanıyor.
Bakanın bence laiklikle ilgili biraz ders alması gerek.
KAFAMI BOZAN ŞEYLER
9 yaşında çocuğa soruya bak
İzmir Tevfik Fikret okullarında bir din dersi öğretmeni varmış, birileri şikayet etmiş olacak ki müfettişler gelmiş.
Çocuklar dersteyken her sınıftan ikişer öğrenci çağrılmış müfettişlerin karşısına.
Cumhuriyet’ten Barış Terkoğlu’nun yazısına göre 8 ve 9 yaşındaki çocuklara “Din dersinde ders işleniyor mu, din yerine başka konular işleniyor mu yapılıyor, öğretmeniniz Cumhurbaşkanına hakaret ediyor mu?” soruları sorulmuş.
Çocuklara önce yemin ettirilmiş sonra da ifadelerini imzalamaları istenmiş.
Nerede yaşıyoruz Allah aşkına?
Bu sorgulama o yaş çocuklarında travma bile yaratır.
Bu cumhurbaşkanına hakaret olayını nerelere kadar düşürdüler; artık hayret bile edemiyorum.
GÜNÜN SÖZÜ
Başarılı iktidardan beklenenler:
Zam üstüne zam!..
Açlık sınırı altında asgari ücret!..
Emeklileri yok saymak!.. Gazetecileri içeri tıkmak!..
Muhalifleri gözaltına alıp tutuklamak!..
Özetle, vatandaşı her yönden cenderede tutmak!..
Böyle iktidarlara ALKIŞ… Ahmet ÜSTÜN
KOMİK
Cüppeli Ahmet’in ahı tutmuş
Meşhur Cüppeli Ahmet uyuşturucu operasyonunda tutuklanan Mehmet Akif Ersoy ve Veyis Ateş hakkında konuşmuş “Çok şaşırdım, içimden ah ettim” demiş.
Cüppeli Ahmet’in röportajından anladığımız kadarıyla bu iki imam hatip mezunu Habertürk çalışanı hoca ile çok yakınmışlar, sıklıkla görüşüyorlarmış.
Cüppeli Ahmet bu iki kişiyi defalarca uyarmış, örneğin “Şu Dücane Cündüoğlu’nu, Mehmet Görmez’i ekrana çıkarmayın, Dücane insanların beynini sulandırıyor, dinden imandan çıkarıyor, Mehmet Görmez kurbanın Kuran’da olmadığını söylüyor, bunları parlatmayın dedim, dinlemediler” demiş.
Bu iki ismin kendilerine çok yazık ettiğini söyleyen Cüppeli Ahmet “Bak, böyle yaparsanız ahım tutar” diye eklemiş.
Nasıl ilişkilerdir bunlar?
Bir tarafta derin bir taassup içinde dindar görüneceksiniz diğer taraftan zevk ve safa alemlerinin müdavimi olacaksınız.
Bunların yatacak yeri yok ya aslında, neyse artık.

