Dışişleri Bakanı Hakan Fidan önceki gece yandaş medyada Ahmet Hakan’ın sorularını yanıtladı.
Ancak bir soru var ki hal ve tavrı “kahraman” nitelemesiyle şişirilen Hakan Fidan’a hiç yakışmadı ve herkesi şaşırttı.
Ahmet Hakan, Dışişleri Bakanı’na muhtemelen önceden belirlenmemiş, o sırada doğal olarak akla gelen bir soru sordu.
Dedi ki “Türkiye’nin de nükleer silaha sahip olması gerekli mi?”
Hep önceden hazırlanmış ve cevabı zaten verilmiş sorulara alışkın olan Hakan Fidan ekranda kala kaldı.
Yüz ifadesi donuklaştı.
Beş saniye öyle geçti.
Sonunda Ahmet Hakan duruma müdahale etti.
“No comment diyebilir miyiz” dedi.
İyi de Hakan Fidan bu soruya neden cevap veremedi?
Endişesi neydi.
Bence iki ihtimal var.
BİRİNCİSİ: Danışmanları Ahmet Hakan’a böyle bir soru vermemişlerdi. Olumlu ya da olumsuz bir karşılık vermesi halinde saraydan fırça yeme ihtimali vardı. En doğru çözüm olarak ekranda donup kalmayı hatta bu nedenle rezil olmayı göze aldı.
İKİNCİSİ: Olumlu ya da olumsuz cevap vermesi halinde konunun gündemde kalabileceğini hesapladı. Çünkü zaten Türkiye’nin de henüz açıklanmamış olmasına rağmen nükleer gücü olduğuna dair dedikodular var. Bunun açığa çıkabileceğini ve başının derde gireceğini düşündü.
MERAK ETTİĞİM ŞEYLER
TR705 nedir ve kimdir?
Bolu’nun çok hareketli Belediye Başkanı Tanju Özcan yine ortalığı karıştırdı.
Özcan birkaç gün önce attığı twit mesajında “Çok boş konuşuyorsun TR705” dedi.
Kıyamet koptu.
CHP’liler bu twitle Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’nun hedef alındığını ileri sürerek “Artık bu Tanju Özcan sorunu bitirilmeli” bile dediler.
İyi de bu mesajda Sezgin Tanrıkulu’nun adı yok.
Ama yıllar önce sızdırılan Amerikan belgelerinde CIA ajanlarının kod adları yer alıyordu.
Bunlardan biri de TR705’ti ve bu kodun Sezgin Tanrıkulu’na ait olduğu ileri sürülmüştü.
CHP’den tepki yükselince aklıma şu takıldı.
Demek ki parti içinde Sezgin Tanrıkulu’nun TR705 kodlu CIA ajanı olduğuna inanılıyor ki isim olmadığı halde bu kadar yüksek tepki verdiler.
GÜNÜN SÖZÜ
Partisinden “tehdit”ler yüzünden ayrılanların, gemiyi terk eden farelerden ne farkı var?..
Fareler canını kurtarmaya çalışırken, partisini terk edenler “ÇIKAR”ını düşünerek, “Amannn Canımmm,
önce can” diyor…
İşte bizim bazı siyasetçilerimizin gerçek yüzü!.. Ahmet ÜSTÜN
YENİ ÖĞRENDİM
Eş Şara’nın yaptığına bakın
Bizim iktidar terörist eskisi Eş Şara’yı çok seviyor ama o Eş Şara Akdeniz’de petrol arama çalışmalarını Kıbrıs Rum kesimi ile işbirliği yapan Amerika ile yapıyor.
Nereden öğrendim bunu.
Amerika’nın Ankara Büyükelçisi Tom Barack’tan.
Şöyle demiş Tom Barack; “Suriye’nin açık deniz doğalgaz aramalarındaki tarihi dönüm noktasına tanık olmaktan onur duyuyoruz.”
Çünkü Suriye Petrol Şirketi, ilk Açık Deniz Arama Mutabakat Zaptını ABD’li Chevron ve Katarlı Power International Holding ile imzalamış. Şu işe bakın, Trump’a göre Erdoğan Suriye’yi fethetti ama Suriye Türkiye’nin artık sokulmadığı münhasır ekonomik alanında Amerika ile iş birliği içinde.
Bİ SOR BAKALIM
Epstein ne zaman konuşulacak
Şu anda dünyanın en çok konuştuğu konuların başında Epstein rezaleti geliyor.
Ortaya çıkarılan bu rezil ağın içinde olmayan neredeyse yok.
Amerika’da ve birçok Avrupa ülkesinde Epstein depremi yaşanıyor.
İstifa edenler, görevinden alınanlar haklarında dava açılanlar yığınla.
Türkiye’de ise Epstein konusunda garip bir sessizlik var.
Yandaş medya ısrarlı yayınlarla Epstein ile muhalefet arasında bir ilişki kurmaya çalışıyor.
Saçma sapan komplo teorileri ekranlarda güya tartışılıyor.
Oysa net bilgiler var.
Örneğin Epstein 9 kez Türkiye’ye gelmiş.
Rixos Otel’de masöz eğitim anlaşmaları yapmış.
Türkiye’ye toplam 200 milyon dolar transfer etmiş.
Bu para kime, ne amaçla gönderilmiş?
Bunların artık açığa çıkarılması gerek.

